>> 

İ.E.L. Sakarya İzci Grubu

Sakarya İzci Oymağı'na Tarihçe *

e-Posta Yazdır PDF
* Bu tarihçe 2007 yılında İstanbul Erkek Liseliler Eğitim Vakfı tarafından yayınlanan "Mustafa Kemal'in Yakasındaki Rozet" kitabı için hazırlanmıştır.

İzcilik hareketi dünyada meydana çıkışından beş sene gibi kısa bir süre sonra 1912 yıllında ülkemizde de uygulanmaya başlanmıştır. İlk resmi izci örgütlenmesi Ahmet ve Abdurrahman Robenson kardeşler tarafından Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) ve İstanbul Sultanisi'nde (İstanbul Erkek Lisesi) başlatılmıştır.

 

15 Şubat 1912'de İstanbul Sultanisi'nde beden öğretmenliği yapan, Osmanlı Devleti'ne sığınmış, anneleri Hintli babaları İngiliz olan Robenson kardeşlerin en büyüğü Ahmet Robenson, İstanbul Sultanisi İzciliğinin kurucusu olmuştur. Kuruluş yıllarında İzci Grubu'nun oymakbeyliğini Ahmet Robenson yürütmüştür.

Ülkemizde ilk izci ünite kampı, İstanbul Sultanisi Oymakbeyi Ahmed Robenson tarafından açılmıştır. 21 temmuz (4 ağustos) 1914 pazartesi günü Kilyos'a keşşaflık tatbikatı için 13 kişilik bir ekiple giden izciler 10 günlük bir kamp düzenlemişler ve kampçılık adına Türkiye'deki ilk girişimi başarıyla sonuçlandırmışlardır. Bu kampa misafir olarak, Türkiye'ye keşşaflık eğitimi için gelen Belçika'lı izci Mösyö Harold Parfitt de katılmıştır.

İzciliğin -o zamanki adıyla keşşaflığın- Türkiye'de ortaya çıkışından çok kısa bir süre sonra patlak veren Birinci Dünya Savaşı izciliğin gelişmesini engellemiştir. İstanbul Erkek Lisesi'nin bugün adıyla özdeşleşmiş olan Sarı-Siyah renklerinin ortaya çıkması da yine bu savaşlara dayanır. Dönemin İstanbul Sultanisi (İstanbul Erkek Lisesi) son sınıf öğrencileri gönüllü olarak askere yazılırlar. Bu öğrenciler çok kısıtlı bir askeri eğitimden geçirildikten sonra 2. Tümen'e dahil olurlar ve Çanakkale Cephesi'ne gönderilirler. İstanbul Liseli öğrencilerin de içinde bulunduğu 2. Tümen Kabatepe Kanlısırt Mevkii'nde 18 Mayıs'ı 19 Mayıs'a bağlayan gece yarısı saat 03.30'da taarruza geçerler. Ancak çok kısa bir süre içinde tümenin tamamına yakını şehit düşer. Diğer yandan günümüzde Saint Benoit Lisesi'nin bulunduğu Karaköy'deki binada bulunan İstanbul Sultanisi'nin en üst katı savaş yıllarında hastaneye çevirmiş ve dönemin hastane rengi olan sarıya boyanmıştır. Çanakkale'den İstanbul Sultanisi öğrencilerinin şehit oldukları haberi gelince okulu büyük bir yas kaplar, geride kalan öğrenciler matemlerini dile getirmek için şehit arkadaş ve ağabeyleri anısına pencere pervazlarını ve kapıları siyaha boyarlar. Bugün tüm İstanbul Liselilerin ve Sakarya İzci Grubu'nun da taşıdığı Sarı Siyah renkler işte böylece ortaya çıkar. Bu iki renk, o tarihten bugüne kadar dayanışma ve beraberliğin simgesi olacaktır.

Yine savaş yıllarında, okul öğrencilerinden Nejat Sirel (İEL ‘17) tarafından, vatan sevgisini sembolize eden "Ay-yıldız" motifi ve okulun baş harflerinin kompozisyonu ile oluşturulan ve en son şeklini Orhan Omay'ın (İEL ‘38) verdiği armayı okulun benimsediği gibi İzci Grubu da benimser.

Birinci Dünya Savaşı sona erip Milli Mücadele yılları başladığında İstanbul Liselilerin yolu yine cepheye düşer. Bu kez de son sınıf öğrencilerinin bir bölümü Anadolu'ya geçerek Milli Mücadele'ye katılırlar. Bu öğrencilerin de Sakarya Savaşları'nda şehit oldukları haberi okula gelince öğrenciler bu anıyı sonsuza kadar yaşatmak için İstanbul Sultanisi İzci Oymağı'nın adını Sakarya İzci Oymağı olarak değiştirirler. Günümüzde 95. yaşını kutlayan "Sakarya" adı da cepheden doğmuş ve İstanbul Lisesi ve Sarı Siyah ile özdeşleşmiştir.

Sakarya İzci Grubu'nun Mustafa Kemal ile yollarının kesişmesi Bursa'da olur. Bu kez milli mücadele kazanılmıştır. 1924 yılında, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarına katılmak üzere Dumlupınar'a gitmeye hazırlanan Sakarya İzci Oymağı İzcileri trende yer bulamayınca bunu içine sindiremez ve Dumlupınar'aSamih Nafiz Tansu (İEL ‘24) liderliğinde nasıl olursa olsun yola koyulurlar. Kendi imkanlarıyla Bursa'ya kadar gelen Sakarya İzcileri, burada geri kalan yolun masraflarını karşılamak için tiyatro gösterisi düzenler. "Gazeteci Düşmanı" adlı oyunu sergileyen izciler, Mustafa Kemal'in de o tarihlerde Bursa'da olmasını fırsat bilerek büyük önderi de oyunlarına davet ederler. Mustafa Kemal ve mahiyeti tiyatro salonuna gelir  ve oyunu çok beğenir. Mustafa Kemal yaveri aracılığıyla Sakarya İzcilerine 100 lira bağışta bulunur ve izcilerin Dumlupınar'a gelmiş kadar olduklarını, derslerini aksatmamaları için geri dönmelerini söyler. Sakarya İzcileri büyük önderin bu hediyesine karşılık yanlarındaki en değerli şeyi, armalarının işli olduğu okul rozetini Mustafa Kemal'in yakasına takarlar. Büyük önderin takdirini kazanmış bir İzci Oymağı olarak İstanbul'a dönmenin manevi değeri, kasaya konan 100 liranın çok üstünde kalacaktır.

Okul müdürü olarak, 1921-1923 yıllarında görev yapan Ali Haydar Bey ile 1926-1936 ve 1939-1947 yılları arasında görev yapan Celal Ferdi Gökçay Sakarya İzci Oymağı'nın hamisi olmuşlardır. Oymak en şaşalı günlerini bu iki değerli yöneticinin döneminde yaşar.

İstanbul Lisesi'nin dolayısıyla Sakarya İzci Grubu'nun Atatürk ile  en önemli ilişkisi, Osmanlı Devleti'nin yabancı devletlere olan borçlarının toplandığı Düyun-u Umumiye (Borçlar İdaresi) binasının Atatürk'ün emriyle İstanbul Erkek Lisesi'ne tahsis edilmesiyle gerçekleşir. Atatürk ülkenin bu değerli gençlerinin bu binada bulunarak zamanında ülkenin düştüğü durumu hiç akıllarından çıkarmadan ve bu sorumluluğu hissederek yetişmelerini istemiştir. Böylece İstanbul Erkek Lisesi arması, sarı-siyah renkleri ve binasıyla da özleşir. Mektepten çıkan Sakarya İzci Oymağı ve İstanbulspor da bu bütünün ayrılmaz halkaları olarak yerlerini alırlar.

İstanbul Erkek Lisesi Sakarya İzci Grubu'nu, 1944'le 1972 yılları arasında, aynı zamanda İstanbul Erkek Lisesi'nde Beden Eğitimi Öğretmeni olarak görev yapanFaruk Yurtcanlı yönlendirmiştir.

Ünitelerde öğretilen teorik bilgilerin pratiğe dökülmesi, gezi düzenlenen yerlerde yöre hakkında bilgi toplamak ve izciliğin misyonunu gerçekleştirmek için düzenlenen gezilerde aynı zamanda izcileri hayata karşı hazırlamak ve bilinçlendirmek en temel görevlerdendir. Bunu gerçekleştirebilmek için Sakarya İzcileri her zaman gezilere ve kamplara öncelik vermiştir. Faruk Yurtcanlı liderliğinde 1944'te Bursa ve Edirne'ye; 1945'te İzmit, Alemdağ ve İzmir Kızılcullu Köy Enstitüsü'ne; 1946 yılında Ankara ve yine Alemdağ'a, 1947'de Tomruk'a, 1948'de Cevizli ve İzmir Çeşmealtı'na; 1949'da Beykoz'a, 1950'de Bursa ve Sapanca'ya geziler yapılmıştır. Bu gezilerin yanı sıra Sakarya İzcileri, 29 Ekim cumhuriyetin kuruluşu kutlamalarına da katılmışlardır.

1951 yılında gerçekleştirilen en büyük etkinlik Atina-Selanik-Dionisos-Korent-Lautraki-Neozmyine'de gerçekleştirilen "Wood-Badge" kursuna katılımdır. Atina'da izcilerimiz Yavrukurt ve Başkurt yetiştirebilecek bilgilerin verildiği bir kurs görmüş, Wood-badge tatbiki kısmı olarak on günlük bir kampa katılmış ve Atina civarlarında bazı geziler ile yerel halk ile çevreyi tanımışlardır. Bu etkinliğe Sakarya İzci Grubu öğretmenlerinden Faruk Yurtcanlı, Selim Duru ve liderlerden Cengiz Bektaş katılmıştır. Böylelikle Türkiye'den ilk Wood-Badge kursu gören izciler Sakarya İzcileri olmuştur. Wood-badge kursundan sonra Sakarya İzci Grubu 1951 yılında Büyükdere-Bentlere bir gezi düzenlemiştir.

1952'de Yarımburgaz Mağarası, Eskişehir gezileri ve Büyükçekmece kampı yapılmıştır. Bu gezilerden sonra liderlerimizden Cengiz Bektaş (İEL ‘53), İngiltere Essax eyaletinde yapılacak ikinci Jamboree'ye katılmak üzere seçilen Türkiye'nin değişik illerinden 8 izciye başkan seçilmiştir. Atina-Pire-Napoli-Cenova-Marsilya-Lion-Paris-Cales-Bolougne-Dover-Folkestone-Londra-Romford-Honchurch-Belchamps üzerinden Londra'ya varan izciler Romford'da izci aileleri yanında 15 gün misafir olarak kalmıştır. Daha sonra 10 günlük Jamboree'de tatbikat muvaffakiyeti, çok iyi kampçılığı, çıkarılan Türkçe-İngilizce gazete ve açılan sulu boya resimleri sergisi ile sadece Türk obası dünya başizcisinin takdir yazılarına ve imzasına sahip olmuştur. 1953 yılında Pire-Atina-Napoli-Roma yolu ile bir İsviçre seyahati gerçekleştirilmiştir. Sakarya İzcileri ayrıca 1953 yılında Dolmabahçe-Yassıada civarında donanma gününde deniz tatbikatına katılmıştır.

Sonraki yıllarda gerçekleştirilen önemli geziler; 1955 Büyükdere-Bentler ve Anadoluhisar gezileri, 1956 Heybeliada ve Yarımburgaza Mağaraları gezileri; 1957 Pendik ve İzmir gezileridir.

Yurtiçi aktivitelerinde edinilen tecrübeleri izcilik duygu ve düşüncesiyle harmanlayan Sakarya İzcileri, yurtdışı aktivitelerinde de her zaman Türkiye'yi temsil ettiğinin bilincinde olmuş ve ona göre çalışmalarını düzenleyip, gerçekleştirmiştir. Ayrıca Sakarya İzcileri'ni ziyarete yurtdışından gelen izci arkadaşlarımıza da Türk misafirperverliğini ve Türkiye İzciliğinin geldiği noktayı göstermekten hiç çekinmemişlerdir. 1962 yılında Almanya'nın Essen eyaletinden gelen 20 izci Türk ailelerinin yanında misafir edilmiştir. Ertesi sene gelen grup tarafından Essen'a davet edilen izcilerimiz aynı zamanda bir Almanya gezisi de gerçekleştirmişlerdir. Essen izcileri ile kurulan bu güzel diyalog sonraki senelerde de devam etmiş ve Essen izcileri bizleri 1965 yılında yine ziyaret etmişlerdir.

Sakarya İzci Grubu ve İstanbul Erkek Lisesi için ayrı bir önemi olan Çanakkale Zaferi Törenleri Gezisi'ne 1969 yılında Faruk Yurtcanlı yönetiminde 41 izcimiz katılmıştır. Bu gezi sırasında  öğretmen okulunda konaklayan Sakarya İzcileri Truva harabeleri ve şehitliğine de gitmiş ve ardından Çanakkale'den ayrılıp Mehmetçik Abidesi'nde şehitlerimiz için saygı duruşunda bulunmuştur. Sonraki senelerde de gerçekleştirilmeye çalışılan Çanakkale Gezileri'nin grubumuz açısından önemi hiçbir zaman unutulmamış, şehit ağabeylerimize olan vefa borcumuzu yerine getirmek için hemen hemen her sene Çanakkale'ye geziler düzenlenmiştir.

1971 yılında düzenlenen İl İzci Kurulu Beykoz Abrahampaşa Korosu ve Dereseki Kampı 1959 senesinden beri Sakarya İzci Grubu'nun ara verdiği kamp izciliğinin yeniden alevlenmesi açısından büyük önemi olan bir kamptır. 1971 yılında gerçekleşen bir diğer önemli olay ise Sakarya İzcileri bünyesinde, İstanbul Erkek Lisesi'ne kız öğrenci alınması ile eşzamanlı olarak kız izci oymağının resmen kurulması ve çalışmalarına başlamasıdır.

1972 yılında Sakarya İzci Grubu Liderlerinden Nihat Gençosman (İEL '73) ülkemizden seçilen diğer 10 izci ile birlikte 13. dünya Jamboree'sine katılmak üzere Tokyo'ya gitmiştir ve grubumuzu başarıyla temsil etmiştir. 1973 yılında düzenlenen Dereseki, Tuzla ve Aydos dağı kamplarının yanı sıra temmuz ayında kız izcilerimiz ilk defa kampa çıkmışlardır. Burgaz Adası'nda yapılan il izci kurulu kampına 4 kız izcimiz, Manisa Kırkağaç'ta yapılan ellinci yıl kız izci kampına ise 7 kız izcimiz katılmıştır. Yine aynı sene Grosser Jaeger izci grubunun yanında kalmak üzere Almanya'ya bir gezi düzenlenmiştir. Bundan 2 sene sonra, 1975'te Grosser Jaeger İzci Grubu'na bir gezi daha düzenlenmiştir.

Sakarya İzcileri 1974 yazında, kuruluşunun 62. yılında 34 kız ve 63 erkek izciden oluşan bir yapıya kavuştu. Bu tarihte Grupbaşı Derya Yamaç, yardımcısı Nihat Gençosman, ocakbaşı Murat Uğur Aksoy, ocakbaşı Aslıhan Özçetin, oymakbaşı Ümit Kıvanç ve oymakbaşı Burhan Paze'dir. Aralık 1974'de İstanbul Erkek Lisesi Mezunlar Derneği'ne bağlı olarak açılan ünite ile Sakarya İzcilik Derneği'ni canlandırma girişimleri başlar. 1975 yazında Norveç'te yapılacak olan 14. Dünya Jamboree'sine yine Sakarya İzcileri katılıp grubumuzu temsil etmişlerdir.

1976 yılında Sakarya İzci Grubu liderliğini üslenen Gökhan Uzgören (İEL ‘73)1986 yılına kadar aralıksız çalışmıştır. Gökhan Uzgören liderliğinde Sakarya İzci Grubu yurtiçi ve yurtdışında bir dizi aktivite gerçekleştirip, bundan önce olduğu gibi Türkiye'nin faal olarak çalışan en eski izci grubunu daha da ileriye götürmeyi başarmıştır. Bu aktiviteler içinde 1979 yılında DPSG (Deutsche Pfadfinderschaft Sankt Georg) alman katolik izci teşkilatı, Sakarya İzcilerini "Treffen zum Aufbruch" kampına davet etmiştir. Beckum ve Duisburg kentlerindeki Alman izci ailelerine misafir olarak izcilerimiz alman toplumunun gelenek ve göreneklerini incelemiştir. Aynı kampta tanıştığımız Dortmund'lu izciler aynı sene ülkemize gelmiş ve izcilerimizin evlerinde kalmışlardır. Daha sonra 1979 yılında Büyükçekmece, ve Ağva Kampları gerçekleştirilmiştir.

Bu denli genişleyen çalışmaları yönlendirmek üzere hazırlanan Sakarya İzcileri İçtüzüğü 1981 yılında oybirliği ile kabul edilmiştir. Bu prensiplere göre, izcilik çalışmaları gençlerin ulusal ve toplumsal yaşama etkili bir biçimde katılmalarını kolaylaştırmanın yanısıra, oyun ve eğlence havası içinde onların değişik çalışmalarla kişisel ilgi ve yeteneklerinin gelişmesini, pratik bilgilerinin artmasını, özgür düşünme, sorumluluk alma ve boş zamanlarını değerlendirme gibi alışkanlıklar da sağlar.

Yine 1981 yılında Sakarya İzcileri Gökhan Uzgören ve Başizci Şevket Aktalay (İEL ‘40) liderliğinde Münih ve Köln'de birer alman aile yanında misafir edilmişler ve sonrasında Bundeslager-Windrose '81 kampına katılmışlardır. Almanya kampından sonra 1981 yılında Çanakkale'ye bir izci kampı daha düzenlenmiştir. Bu tarihlerde yurtdışı aktivitelere daha fazla önem veren ama aynı zamanda yurtiçi faaliyetlerini de aksatmayan Sakarya İzci Grubu Çanakkale Şehitleri Anma töreni ve kamplarla beraber Almanya ile kurduğu kontakları genişletmeye çabalamıştır. 1982 yılında Köln'den ve Münih'ten gelen iki ayrı izci grubu ilk önce İstanbul'da aileler yanında ağırlanmış daha sonra Alman izcilerle beraber Bodrum'da bir kamp düzenlemişlerdir.

1983 yılında Dereseki, Armut Kurdu ve Tekirdağ'da geziler düzenlenmiştir. Ertesi sene olağan çalışmaların yanısıra, çeşitli törenlere katılınmış, ergin izcilerin planlayıp düzenledikleri bir çok ergin izci yürüyüşü yapılmıştır. Bunun yanısıra Gökhan Uzgören Dünya ve Türk İzcilik Tarihini konu alan ve Sakarya Dökümantasyon Merkezi'nin zengin belgelerine dayanarak 5 kitaplık bir "ritim" serisi hazırlamıştır. 1- İzcilik Tarihi 2- İzcilik Prensipleri 3- Ergin İzcilik 4- İzci Yürüyüşleri 5- İzcilik ve Müzik adındaki kitapların serisi aynı zamanda, döneminin en kapsamlı çalışması olmuştur. Ayrıca bundan 16 yıl sonra 1999 yılında Gökhan Uzgören "Türk İzcilik Tarihi" adında ritimlerin devamı ve sonuncusu olan, Türkiye İzcilik ve Sakarya İzci Grubu Tarihi'ni anlatan çok kapsamlı bir kitap yayınlamıştır.

1984 yılında döneminin Cumhurbaşkanı Kenan Evren, İstanbul Erkek Lisesi'nin 100. yıl kutlama şenliklerini başlatmak üzere 21 Mayıs 1984 günü camiamızı şereflendirdiği gün, bizzat Sakarya İzcilerini de denetlemiştir. Aynı yıl Viyana üzerinden Kassel civarındaki Eschwege Turm '84 kampına katılan izcilerimiz Avusturya'da da ülkemizi başarıyla temsil etmişler ve kamp müdüründen teşekkür mektubu almışlardır. 1985'de Ballıkayalar'a bir yürüyüş gerçekleştirilmiştir. Aynı sene Eminönü İlçe Milli Eğitim ve Spor Müdürlüğünde yapılan seçim sonucu oymakbaşımız Gökhan Uzgören İl İzci Kurulu Sekreterliğine, oymakbaşımız Şevket Aktalay ise İl İzci Kurulu Başkanlığına getirilmiştir.

İstanbul Lisesi Sakarya İzci Grubu uluslar arası etkinliklerine 1986 yılında da devam etmiştir. Almanya'nın Essen eyaletinden DPSG (Deutsche Pfadfinderschaft Sankt Georg) alman katolik izci teşkilatı izcileri ülkemize davetlimiz olarak gelmiş ve alman izciler 10'ar kişilik gruplar halinde ülkemizin çeşitli yörelerine dağılmışlardır. On gün süren bu "küçük grup projeleri"nde her gruba bir Sakarya İzcisi klavuzluk ederek çeşitli tarihi bölgelerimiz incelenmiş ve Almanya'da yaşayan Türk işçi çocuklarına izcilik yolu ile katkıda bulunmak ana fikri ile, özellikle Essen bölgesine işçi gönderen kesimlerin köy yaşantısı ve sosyal yapısı hakkında fikir edinilmiştir.

Sakarya İzci Grubu, bir süredir ara verdiği Almanya'daki BdP izcileriyle ilişkilerine 1988 yılında o zaman oymakbaşlığı görevini yürüten Ergun Ganer'in (İEL ‘86) staj için Almanya'da bulunduğu sırada yeniden başladı. İlk olarak 1989 yılında yapılan "Führt im Wald - Bundeslager" kampına Siegen kentinin izci grubu olan Hubertus grubunun kardeş izci grubu olarak Sakarya İzci Grubu da davet edildi. Böylelikle günümüzde halen aktif olan ve her 4 senede bir Almanya'nın farklı şehirlerinde düzenlenen BuLa kampına katılarak pekiştirilen Hubertus-Sakarya ilişkisi başlar. Yine bu kamptan sonra günümüzde Türkiye'de Sakarya İzci Grubu ile özdeşleşmiş ilk Jurte (büyük siyah çadır) gruba getirildi.

1990 senesinde tüm dünya izcileri tarafından her sene Ekim'in üçüncü haftasında gerçekleştirilen "Jamboree on the air" (JOTA) aktivitesine Türkiye'den ilk katılan grup Sakarya İzci Grubu oldu. Dönemin oymakbaşı Alper Algur'un (İEL ‘90) yurtdışı aktivitelerinde tanıştığı alman izcilerden Reinhard Müller bu aktivitenin gerçekleşmesinde Sakarya İzci Grubu'na rehber oldu. Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti'nin (TRAC) katkılarıyla Türkiye'den ilk kez bir izci grubu İstanbul Erkek Lisesi'nin bahçesinde kurulan istasyondan JOTA'ya katıldı ve tam 22 istasyon ile bağlantıya geçti.

1989 yılında katılmaya başlanan BuLa kamplarına 1993 - "Über den Horizont", 1997 - "Wegzeichen", 2001 - "Globalis" yıllarında da Sakarya İzci Grubu katılmaya devam etti. 1999 yılında vefat eden Başizci Şevket Aktalay'ın anısına Validebağ Öğretmenevi'nde "Şevket Aktalay İzci Müzesi" açılmıştır. Bu müzede Sakarya İzci Oymağı da belgeler ve materyellerle yer almaktadır. 90. yılını 2002'de Adapazarı'nda gerçekleştirilen, yurtdışından da izcilerin katıldığı büyük bir kampla kutlayan ve aynı sene büyük kapsamlı projeleri başlatan Sakarya İzci Grubu, 100. yıl için hayata geçirilebilecek projelerin altyapısını oluşturmaya yönelik çok büyük bir adım atmıştır. 2003 yılında İstanbul Lisesi'nin ve Sakarya İzci Grubu'nun Sarı Siyah renklerinin ortaya çıktığı Çanakkale Savaşları'nda şehit düşen öğrenciler ile ilgili araştırma derinleştirildi ve aynı sene tam çarpışmanın olduğu yerde Sakarya İzci Grubu tarafından daha sonra genişleyecek ve gelenekselleşecek ilk anma töreni yapıldı.

2005 yılında Almanya'nın Wolfsburg kentinde BuLa kamplarının en sonuncusuna 30 kişilik bir ekiple katılan Sakarya İzci Grubu önemli başarılara imza atarak 22 ülkeden 6000 izcinin katıldığı kampta dikkatleri çekebildi. Bunun bir sonucu olarak Almanya'nın Hessen eyaleti izci kurulundan 20 kişilik bir ekip 2006 yazında Sakarya İzci Grubu'nu ziyaret ederek özellikle Türk kültürünü tanımaya yönelik aktivitelerde bulundu.

2007 yılında kuruluşunun 95. yılını kutlayan Sakarya İzci Grubu şimdiye kadar pek rastlanmayan büyük projeler yürütmüşlerdir; izciler tamamıyla kendi olanakları ile "Sakarya İzci Oymağı" belgesel filmini hazırlamışlardır. Film, birçok değerli izciyle yapılmış röportajlarıyla birlikte özellikle yeni nesillere ışık tutacaktır. Ayrıca 2007 yazında 95. Yıl kampı da düzenlenmiştir.

2012 yılında ise kendisinin ve Türk izciliğinin kuruluşunu büyük bir törenle kutlayan Sakarya İzci Grubu sahip olduğu 100 yıllık tarihini imza attığı etkinliklere yansıtmıştır. Düzenlenen 100. Yıl logosu yarışması sonucunda birinci belirlenmiş ve belirlenen logo her Sakarya izcisinin yakasında gururla taşıyabilmesi için arma haline getirilmiştir. Yine 2012 yazında gerçekleştirilen 100. Yıl Kampı Almanya’dan kardeş izci grubumuz Stamm Hubertus ve Stamm Steinadler’in ve bir çok mezunumuzun katılımıyla 100’den fazla kişiyle gerçekleştirilmiştir.

İstanbul Erkek Lisesi'nin ayrılmaz bir parçası olan Sakarya İzci Grubu günümüzde 100 yıllık tarihinin bilincinde ve sorumluluğunda aktivitelerini sürdürmektedir. Kurulduğu günden itibaren her zaman geleneklerine bağlı kalmayı başarmış ve çağdaş yeniliklerin hep öncüsü olmuştur. Gerek yurtiçi gerek yurtdışı aktiviteleriyle üstlenmiş olduğu özgörevi başarılı bir şekilde sürdürmektedir. Günümüzde 120’ye yakın aktif izcisi ile yılda 7-8 çadır kampı, onlarca hafta sonu aktivitesi, proje grupları ve sosyal sorumluluk projeleri organize etmekte ve yürütmektedir.

 

 

Sosyal Ağlarda Sakarya

FacebookTwitterYoutubePicasa