>> 

İ.E.L. Sakarya İzci Grubu

Sarı - Siyah'ın Öyküsü

e-Posta Yazdır PDF

Günümüzde İ.E.L. Sakarya İzci Grubu'nda izcilik yapan tüm izci, lider ve mezunların taşıdıkları fularların renkleri "seçilmiş" değil "kazanılmış" renklerdir. Bu renklerin hikayesine gelince;

İzciliğin -o zamanki adıyla keşşaflığın- Türkiye'de ortaya çıkışından çok kısa bir süre sonra patlak veren Birinci Dünya Savaşı izciliğin gelişmesini engellemiştir. İstanbul Erkek Lisesi'nin bugün adıyla özdeşleşmiş olan Sarı-Siyah renklerinin ortaya çıkması  bu savaşlara dayanır. mezunDönemin İstanbul Sultanisi (İstanbul Erkek Lisesi) son sınıf öğrencileri gönüllü olarak askere yazılırlar. Bu öğrenciler çok kısıtlı bir askeri eğitimden geçirildikten sonra 2. Tümen'e dahil olurlar ve Çanakkale Cephesi'ne gönderilirler. İstanbul Liseli öğrencilerin de içinde bulunduğu 2. Tümen Kabatepe Kanlısırt Mevkii'nde 18 Mayıs'ı 19 Mayıs'a bağlayan gece yarısı saat 03.30'da taarruza geçerler. Ancak çok kısa bir süre içinde tümenin tamamına yakını şehit düşer.

İstanbul'da ise günümüzde Saint Benoit Lisesi'nin bulunduğu Karaköy'deki binada bulunan İstanbul Sultanisi'nin en üst katı savaş yıllarında cepheden dönecek yaralılar için hastaneye çevrilmiş ve dönemin hastane rengi olan sarıya boyanmıştır. Çanakkale'den İstanbul Sultanisi öğrencilerinin şehit oldukları haberi gelince okulu büyük bir yas kaplar, geride kalan öğrenciler matemlerini dile getirmek için şehit arkadaş ve ağabeyleri anısına pencere pervazlarını ve kapıları siyaha boyarlar. Bugün tüm İstanbul Liselilerin ve Sakarya İzci Grubu'nun da taşıdığı Sarı Siyah renkler işte böylece ortaya çıkar. Bu iki renk, o tarihten bugüne kadar dayanışma ve beraberliğin simgesi olmuştur.

Belki de bu yüzden İ.E.L. Sakarya İzcileri fularlarına ayrı bir tutkuyla bağlıdırlar...

 

 

 

 

Sosyal Ağlarda Sakarya

FacebookTwitterYoutubePicasa